Anasayfa  ›  Teknik SEO

Teknik Seo

Teknik SEO, ceketin astarı gibidir; görünmez ama her şeyi o taşır: aramalarda görünmemesi gereken sayfaların doğru yoldan dışarıda tutulması, sunucunun verdiği hata cevapları, yapımcının unuttuğu deneme kopyası ve sahte alan adı iletileri.

Telefon ekranı: Teknik SEO

Teknik SEO Bir Sayfayı Aramalardan Çıkarmak ile Botlara Kapatmak Arasındaki Farkı Neden Önemser?

Kırıkkale merkezde bir sürücü kursunun adını arama kutusuna yazan aday, sonuçların üçüncü satırında tuhaf bir başlık görür: “Formunuz bize ulaştı, teşekkür ederiz.” Oysa hiçbir form doldurmamıştır. Kursun sahibi bu sayfayı aramalardan çıkarmak ister; siteyi kuran kişi de bir ayar dosyasına tek bir satır yazar. Haftalar geçer, sayfa yerinde durur. Teknik SEO burada iki ayrı aracı birbirinden ayırır; çünkü seçilen araç yanlıştır.

İlk araç, sayfanın kendi kodunda duran kısa bir nottur; ziyaretçi onu görmez. Not, arama motoruna şunu söyler: beni okuyabilirsin, ama sonuç listene yazma. İkinci araç, sitenin kökünde, yani en üst klasöründe bekleyen robots.txt adlı düz yazı dosyasıdır. O bambaşka bir şey söyler: şu bölüme hiç girme. Biri görünmeyi düzenler, öteki içeri girmeyi. Adları yan yana anıldığı için çoğu zaman aynı iş sanılırlar.

Sürücü kursunun başına gelen şudur: teşekkür sayfasının kodunda “listene yazma” notu baştan beri vardı. Sonradan eklenen satır ise bota, yani arama motorunun sayfaları kendi kendine dolaşan yazılımına, o adrese girmeyi yasakladı. İçeri giremeyen bot notu okuyamaz. Adresi daha önceden tanıdığı için de sonuçlarda tutmayı sürdürebilir: altında açıklama bulunmayan, yalnızca başlığı ya da adresi görünen kuru bir satır olarak.

Bir sayfayı aramalardan çıkarmanın yolu bu yüzden ilk bakışta ters görünür: önce kapı açılır. Yasak satırı dosyadan silinir; bot sayfaya girer, nottaki isteği okur ve sayfayı sonraki uğrayışlarında sonuçlardan düşürür. Bunun ne kadar süreceği, botun o adrese hangi sıklıkla geldiğine bağlıdır; günler de olabilir, haftalar da. Sayfa sonuçlardan çekildikten sonra not yerinde bırakılır; kaldırılırsa sayfa geri dönebilir.

Aramalarda işi olmayan sayfalar bellidir: form gönderilince açılan teşekkür sayfası, alışveriş sepeti, sitenin kendi arama kutusunun sonuçları, üye girişi. Bunlar notu bilerek taşır. Yanlışlıkla dışarıda kalanlar ise ayrı bir listedir: yapım günlerinden kalma notu hâlâ üzerinde duran ehliyet sınıfları sayfası, bir güncellemede işaretlenip unutulan iletişim sayfası. İki liste yan yana konmadan hiçbir satıra dokunulmaz; aynı not birinde yerindedir, ötekinde kayıptır.

Acelesi olan için bir yol daha var. Sitenin sizin olduğunu kanıtladığınızda Google bedel istemeden bir sahip paneli açar; içinde bir kaldırma isteği bulunur. İstek sayfayı sonuçlardan çabucak gizler, ama geçicidir; kalıcı olan nottur. Gerçekten gizli kalması gereken şey ise notla değil, şifreyle korunur. Teknik SEO çalışmamız ücretsiz bir provayla açılır: terzi ceketi giyenin üzerinde görmek ister, biz de sitenize dışarıdan bakarız.

Sunucu Hata Verdiğinde Ziyaretçi ile Arama Motoru Aynı Şeyi mi Görür?

Yahşihan’da öğrencilere kiralık daire ilanları yayımlayan bir sitenin sahibini, kayıt haftasında bir veli arar: dün gece ilanlara bakmak istemiş, karşısına bembeyaz bir ekran çıkmış. Sahibi siteyi hemen açar; her şey yerli yerindedir. Ertesi gece aynı şey bir başkasının başına gelir. Beyaz sayfa gündüz görünmez, ekran görüntüsünü alan da olmamıştır. Geriye bir soru kalır: o saatlerde siteye uğrayan arama motoru ne gördü?

Sunucu, sitenizin içinde durduğu ve gece gündüz açık kalan bilgisayardır. Kendisinden istenen her sayfanın önüne kısa bir kod koyar. Kod bir rakamdır, anlamı ise bir cümle: “tamam, sayfa geliyor”, “bu adres başka yere taşındı”, “aradığın burada yok” ya da “bende bir şey bozuldu”. Ziyaretçi kodu görmez, ardından gelen ekranı görür. Bot önce koda bakar; sayfayı okuyup okumayacağına ona göre karar verir.

Karışıklık, ekranda yazan ile kodun söylediği birbirini tutmadığında başlar. Kaldırılmış bir ilanın adresinde “bu daire kiralandı” yazıyor, ama sunucu “tamam” kodunu gönderiyorsa bot boş adresi yayındaki bir ilan gibi deftere geçirebilir ve her uğrayışında boşuna okur. Tersi de görülür: sayfa eksiksiz açılır, kod ise hata der; bot çoğu zaman kaydetmeden döner. İnsan ikisini de fark etmez; göz koda değil ekrana bakar.

Tek tük hata bağışlanır. Bot “bende bir şey bozuldu” koduyla karşılaştığında sayfayı çoğu zaman hemen silmez; bir süre sonra yeniden dener. Hata geceler boyu yinelenirse tutumu değişir: sunucuyu yormamak için daha seyrek uğrar, yeni eklediğiniz ilanları daha geç fark eder. Günlerce aynı cevabı alan adresler sonuçlardan düşebilir. Kayıt haftasındaki bir aksaklığın bedeli bu yüzden o hafta değil, sonraki haftalarda ortaya çıkabilir.

Hatalar iki yerde iz bırakır. İlki sahip panelidir: sitenin sahibi olduğunu kanıtlayana Google’ın bedelsiz kullandırdığı ekran. Botun hangi adreste, hangi gün hata kodu aldığı orada liste hâlinde durur. İkincisi sunucunun kendi kayıtlarıdır; gelen her istek için saatiyle birlikte bir satır yazılır ve barındırma firmasının, yani sunucuyu size kiralayan şirketin panelinden okunur. Velinin gördüğü beyaz sayfanın saati orada yazar.

Nedenler genellikle sıradandır: aynı anda gelen ziyaretçiyi kaldıramayan dar bir barındırma paketi, güncellemenin ardından bozulan bir eklenti, yani siteye ek iş gördüren yardımcı yazılım, ya da cevap yetiştiremeyen veritabanı, ilanların saklandığı kayıt deposu. Teknik SEO provasında dışarıdan görülen her hata kodu sabun izi olarak yazılır; terzinin kumaşa sabunla attığı çizgi gibi. Üç notu olur: nerede, ziyaretçiye ne yapıyor, hangi ay giderilecek.

Yapımcının Deneme Adresinde Unutulan Kopya Aramalarda Sizinle Yarışır mı?

Çarşıda koltuk ve yatak odası takımları satan bir mobilyacı, vitrindeki köşe takımının adını arama kutusuna yazar. İlk sonuçta kendi mağazasının adı, kendi çektirdiği fotoğraf ve geçen yılın fiyatı durur. Adres çubuğuna bakınca şaşırır: sayfa kendi sitesinde değil, siteyi kuran yapımcının adını taşıyan bir adrestedir. Altındaki “sipariş ver” düğmesi çalışır görünür. Ona basan müşterinin yazdıkları ise kimsenin açmadığı bir kutuya düşer.

Bir site kurulurken çoğu zaman önce geçici bir adreste yaşar: yapımcının kendi alan adının, yani internetteki adının altında, “deneme” ya da müşterinin adıyla açılmış bir köşede. Yayın günü asıl adrese taşınır; geçici kopya ise olduğu yerde kalır. Kimse silmez, çünkü kimse hatırlamaz. Arama motoruna uzak durmasını söyleyen bir not da konmadıysa bot er geç bir bağlantıdan oraya ulaşır ve sayfaları okur.

Artık aynı yazıları taşıyan iki site vardır; biri güncel, öteki kurulduğu günde kalmış. Arama motoru birbirinin eşi sayfalardan birini seçip gösterir ve seçtiği her zaman sizinki olmayabilir. Olabilecekler bellidir: müşteri eski fiyatı görüp telefonda onu ister, bitmiş bir kampanyayı sorar, kopyadaki formu doldurup cevap bekler. Siz ise neden kimsenin yazmadığını ve arayanların neden geçen yılın rakamını söylediğini çözemezsiniz.

Böyle bir kopyanın bulunup bulunmadığını öğrenmek zor değildir. Sitenizden yalnızca size ait bir cümle seçin: mağazanın öyküsünden bir satır, kendi yazdığınız bir ürün açıklaması. Cümleyi tırnak işaretleri içinde arama kutusuna yazın; tırnak, sözcüklerin aynı sırayla aranmasını ister. Sonuçlarda kendi adresinizden başka bir adres çıkıyorsa kopya oradadır. Aynı denemeyi telefon numaranızla ve mağazanın tam adıyla da yapın; üçü birlikte çoğu kopyayı ortaya çıkarır.

Bulunan kopya için iki yol vardır. İşi bittiyse kapatılır ve adresleri asıl sitedeki karşılıklarına yönlendirilir; o adresi açan kişi kendiliğinden doğru sayfaya taşınır. İleride yine denemeler için kullanılacaksa önüne şifre konur; kullanıcı adını ve şifreyi yazmayan kimseye, bota da, tek satır gösterilmez. Kopyayı yalnızca robots.txt dosyasıyla kapatmak yetmez: bot giremez, ama önceden tanıdığı adresleri sonuçlarda tutmayı sürdürebilir.

Asıl soru teslim günü sorulur: site hangi adreste kuruldu ve o adres bugün ne gösteriyor? Teknik SEO tadilat listesi, onayınız alınmadan hiçbir satırına başlanmayan aylık iş sırasıdır; unutulmuş bir kopya orada üst satırlara yazılır. Sıra terzininkidir: önce omuz, sonra paça. Omzundan kayan cekete yeni düğme yaramaz; ikiz dururken başlık düzeltmek de öyle. Kopya kapandığında bunu ayın teslim notunda, gündelik dille okursunuz.

“Alan Adınızın Süresi Doluyor” Diyen Sahte İletiler Gerçeğinden Nasıl Ayırt Edilir?

Kırıkkale ilinde, sanayi sitesinde tornacılık yapan bir usta, pazartesi sabahı e-posta kutusunda kırmızı başlıklı bir ileti bulur. Sitenin adresi olan alan adının süresi bugün doluyormuş; ekteki fatura akşama kadar ödenmezse site kapanacakmış. Logo tanıdık, dil resmîdir. Usta tezgâhı bırakıp cüzdanından kartını çıkarır. Oysa adı yıllar önce başka bir firmadan almıştır ve o firmanın bu iletiden haberi yoktur.

Bu iletiler gerçek bildirimlerin kılığına girer ve birkaç kalıpta gelir. Biri sürenin dolduğunu söyler. Biri sitenizin şikâyet edildiğini, cevap verilmezse kapatılacağını yazar. Bir başkası adınızı “arama motorlarına kaydetmek” için yıllık ücret ister; oysa arama motorları siteleri kendileri bulur, böyle bir kayıt ücreti almaz. Hepsinin ortak yanı acele ettirmesidir: bugün, hemen, son uyarı. Acele, düşünmeye vakit bırakmamak içindir.

Gerçeği ayırmanın ölçüsü üç sorudur. Gönderen, alan adını aldığınız firma mı? İleti, o firmaya kayıt olurken verdiğiniz adrese mi geldi? Aynı uyarı firmanın panelinde de görünüyor mu? Üçüncüsü belirleyicidir. Panele iletideki bağlantıdan değil, her zaman girdiğiniz yoldan girilir; adres elle yazılır. Uyarı gerçekse orada da durur. Orada bir şey yoksa ileti, ne kadar resmî görünürse görünsün, başkasınındır.

Gerçek bitiş günü tek yerde yazar: alan adının kayıtlı olduğu firmadaki hesabınızda. Ad bir kez alınıp ömür boyu kullanılmaz; yıl yıl kiralanır ve kiranın dolduğu gün o hesapta görünür. Tarihi bir kez okuyup takviminize işlerseniz sahte iletilerin en güçlü kozu elinden gider. Bitişe aylar varken “bugün doluyor” diyen bir yazı, okunduğu anda kendini ele verir; geriye yalnızca silmek kalır.

Üç şey hiçbir koşulda yapılmaz. İletideki bağlantıdan ödeme yapılmaz; kart bilgisi yalnızca kendi açtığınız panelde girilir. Panelin şifresi kimseye yazılmaz; güvenilir bir firma şifrenizi e-postayla istemez. Alan adının taşıma kodu da gönderilmez; bu kod, adı bir firmadan ötekine geçirmeye yarayan anahtardır ve eline geçiren kişi adı kendi hesabına aktarmayı deneyebilir. Ekteki dosya açılmadan silinir; fatura görünümlü ekler zararlı yazılım taşıyabilir.

Son soru içeridedir: alan adı hangi e-posta adresiyle kayıtlı ve o kutuyu kim okuyor? Gerçek uyarı okunmayan bir kutuya düşüyorsa sahtesini ayırt etmenin yararı kalmaz; adresi işletmenin her gün açılan kutusuna çevirin. Teknik SEO için gerisi sitenize bakınca söylenir. Adresinizi bildirin; sitenizi ücretsiz provaya biz alalım. Şifre istemeden dört yerinden bakarız: teknik durum, sayfaların içeriği, hakkınızda başka yerlerde yazılanlar, harita kaydı.

Sıkça Sorulan Sorular
Teşekkür sayfamı hem robots.txt dosyasından kapattım hem de koduna not koydum; ikisini birden yapmak daha güvenli olmaz mı?

Olmaz; ikisi birlikte birbirini boşa çıkarır. Dosyadaki yasak yüzünden bot sayfaya giremez, giremediği için de koddaki notu okuyamaz; adres sonuçlarda kuru bir satır olarak kalabilir. Sayfayı aramalardan çıkarmak istiyorsanız yasağı kaldırıp notu bırakın. Sayfa sonuçlardan düştükten sonra da not yerinde kalsın; dosyaya yeniden yasak yazmanız gerekmez.

İkisi de doğru olabilir. Firma çoğu zaman sunucunun açık olup olmadığına bakar; sunucu açıkken site yine de hata kodu verebilir. Müşteriden saati ve hangi sayfayı açtığını öğrenin, sonra o saatin satırlarını sunucu kayıtlarında okutun. Orada hata kodu yazıyorsa neden paketin gücünde, bir eklentide ya da veritabanında aranır; firmaya da o satırlarla gidilir.

Kopya başkasının hesabında durduğu için onu siz kapatamazsınız. Önce yapımcıya, kopyanın adresini vererek yazılı başvurun. Cevap gelmezse kopyayı barındıran firmaya, içeriğin size ait olduğunu belirterek yazabilirsiniz; sonuç o firmanın kararına kalır. Bu arada kendi sitenizi güncel tutun. İçerik üzerindeki haklarınız konusunda bir hukukçuya danışmanız gerekebilir.

Vakit geçirmeden, adresi elle yazarak gerçek panele girin ve şifreyi değiştirin; aynı şifreyi kullandığınız başka hesaplar varsa onlarınkini de. Hesapta kayıtlı e-posta adresinin değişmediğine ve alan adının başka hesaba aktarılmasını engelleyen kilidin, varsa, devrede olduğuna bakın. Kart bilgisi de yazdıysanız bankanızı arayın. Ardından firmaya durumu bildirin.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.